SON
 
Göçüp gidecektin bir gün
Işte gittin
Çok dallanıp budaklanmadan 
“O” da gidecek
Anılar hatırlanmayacak artık
Kaçınılmaz son geldiğinde 
 
Ancak en görkemli son aşkındır
Ve tek özlenen
Çürük bile olsa
Yarım bile olsa 
             AŞKTIR
 
Değer uğruna bir daha
Bütün bu zorluklar
Açlık 
Eziyet
Hatta ve hatta 
Yaşamak... 

Hayal

Duyar mı beni seslensem 
Kalabalık bir caddede yankırken
Veya yaşarken bile kendimi bilmezken
Yine de peşinde mi olmalı
Bu kadar zorda olsam bile

Her neredeysen
Ne olurdu biraz da sen arasan beni
Yetmedi benim bulduklarım bir an dahi

Aramalı mı devamlı
Nerede bulacağını bilmeden
Olmadı mı
En azından yaşamalı

Mutluluk

Orhan Pamuk’un Kar adlı romanının ana kahramanı şair Ka “Mutsuzluktan hiçbir şey yapamaz olunca mutluluğu düşünmeye başladım.” diyor.
Ne olarak görüyoruz ve ne anlam yüklüyoruz. Hayata dair her şey bu cümlede. Mutluluğa ve mutlu olana gıptayla bakıyoruz.Gerçek mutluluğu arıyoruz büyük bir özlemle hepimiz.Bazen en kolay bazen en imkansız yerde.Uzak diyarlarda, karlı sisli dağların zirvesinde ve bazen sokakta bahçede etrafımızda, çalan hissi müziklerde hatta sararmış soluk bir sayfanın içinde yaşamaya çalışan şiirlerde hatta ve hatta yüzyıllarca yaşamış zamanı aşan bir nevi ölümsüz tabloda.Birazı dışarıda ama en mühimi içimizde…
Çocukken daha mı mutluyduk sanki. Hep öyle gelir değil mi? Öyle olmasak bile öyle olmadığını bilsek bile… Daha sonraki yıllarda mutsuz olmasak bile… Bu ince sitemi içimizde taşırız hep.. Hayatın dertlerinden ve hatta pisliğinden habersiz içimizde öğrenecek ve yapacak şeylerin bilinmez çokluğunun heyecanıyla yaşardık. Mutlulu olmakla ilgilenmezdik küçükken mutluluğun sırrı burada galiba.
Mutluluğun ne olduğunu bilmeden tecrübesizce bilmediklerimizi kurcalar, Öğrenmeye çalışır öğrenmek başarmak bizi mutlu ederdi. Zamanla öğrenmeyi ve başarmayı bıraktık. Ancak bencilce mutlu olmayı istemeyi bırakmadık. Her geçen gün birbirimizden uzaklaşarak ve yabancılaşarak yaşadığımız bu dünyada mutlu olmanın hayalini kurduk ama bununla birlikte bu hayalden uzaklaştığımızı bilmeden yaşamaya devam ettik. Mutluluğu hak etmeden aramaktan bitap düştük.Belki bu satırlar da benim özelimde bütün insanlar için Şair Ka ile aynı sıkıntının ürünü.

E.S.

TUVALİM

TUVALİM
                                           26.01.2019
Özlerken seni
Acı mevsimler gelip geçer kalbimde
Söyle
Nasıl becerilemez sevmek bu denli
 
Acıların döktürdüğü yaşlar
Tuvaldeki fırça ezgileri gibi
Yolunu çizerken yanakta
Yüzünde izlerini tamamlar
Iyi veya kötü bütün anılar
 
Akardı bezgin gözlerden
Ezgilerin eşliğinde boya cümbüşü
Yağardı tazecik ancak yaralı kalplere
Ve ben yine seni özlerdim
 
Korkarken yaşamaktan bile
Boyandığını fark etmezsin tuvaline yağan acıları
Büyük son geldiğindeyse
Ne solgun tuvalin
Ne de hasta boyaların anlamı kalır ancak
Yine de söyle
Nasıl becerilemez sevmek
Bu denli
 
E.S.
Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla